Ödeme Bilgileri
Garanti Bankası Ankara Maltepe Şubesi
Kafkas Derneği 114/6298089
TR690006200011400006298089
Vakıflar Bankası
Ankara Bahçelievler Şubesi
Kafkas Derneği 007286748365
Yapı Kredi Bankası
Ankara Akay Şubesi
Kafkas Derneği 69949328

Sayın üyelerimiz, üye aidatlarının vaktinde ödenmesini rica ederiz.
KAFKAS DERNEĞİ
Yönetim Kurulumuz
Elbruz Halk Dansları Topluluğu
Elbruz Minikler Ekibi
Mezbjen Doğa Sporları Topluluğu
Nıbjoğ Tiyatro Topluluğu
Akordeon Kursları
Dil Kursları
Nartıj Ekibi
Kazbek Ekibi
Koro
Hanımlar Komisyonu
Kafeterya

Faaliyetlerimiz
...............................................
* İngilizce  ve Rusça Kursu (Üyelerimiz için) kayıtlar başladı
* Elbruz Minikler Halk Dansları Ekibi kayıtları başladı.
* Hanımlar Komisyonu kayıtları başladı.
* Elbruz Ekibine kayıtlar başladı.
* Kabardeyce ve Adigece dil kursları kayıtları başladı.
* Akordeon kursları kayıtları başladı.
* Mezbjen Doğa Sporları topluluğu kayıtları başladı.
* Nıbjoğ Tiyatro Topluluğu kayıtları başladı.
* Çalışan üyelerimiz için her pazartesi ve salı günü mahalli oyun ekibi Nartıj'a kayıtları başladı.
Başkanımız Yaşar ASLANKAYA'nın Konuşması
Sayın Divan, Değerli Genel Kurul, Başta Dünya Çerkes Birliği Yönetim Kurulu olmak üzere, saygı değer konuklar.
Türkiye, büyük toplumsal dönüşümlere gebe, ciddi bir değişim sürecinin içinden geçmektedir. devamı...
KAFKAS DERNEĞİ'NDEN ÖNEMLİ DUYURU
Değerli Üyelerimiz ve Hemşehrilerimiz. Bildiğiniz gibi Anavatanımız (Maykopta) oturum izni Rusya Federasyonuna bağlı tüm cumhuriyetlerde çeşitli sayıda kontenjanlarla çıkartılmış bir yasa İlk defa bu kadar ciddi sayıda bir kontenjan Adigey Cumhuriyetine tanınmıştır. (1500 kişi)
Adigey'de vatandaşlık için yapılması gerekenler
Sayın Üyelerimiz, Değerli Hemşehrilerimiz;
Bilindiği üzere; önce kendi Genel Kurulumuzu, ardından da Federasyonumuzun Genel Kurulu'nu; toplumumuza yaraşır bir ağırbaşlılık, coşku ve geniş katılımla başarılı bir biçimde gerçekleştirdik.  devamı
DÜNYA ÇERKES BİRLİĞİ tarafından çalışmalarından ötürü ŞEREF madalyasıyla onurlandırılan HATKO Aslan ARI.
Hatti, Hattuş ve Hatuşaş Adları üzerine
AN-RA ÜMİT YAĞAN

NART dergisi 72. sayı
www.kafkasfederasyonu.org

İlgi ve Amaç

Bu çalışmamızda İlkçağ Anadolu halklarından Hattilerin kentlerinden birini, "Hattuş/Hattuşaş" kentinin ve "Hatti" sözcüğünün anlamını Abhaz / Adığe dil grubundan yararlanarak açıklamaya çalışacağız.

Konuya Genel Bakış

Bilim adamlarına göre Hattiler, MÖ 3. Bin yılın ortalarından beri küçük krallıklar ve beylikler halinde yaşıyorlardı. Bu krallıklardan birinin adı da Hatti idi.

"Hatti" adına ilk kez Sartamhari metinlerinde rastlanılmaktadır. Sözü edilen metinlere göre MÖ 3. Bin yılın sonlarında Mezopotamya'da kurulan Akad İmparatorluğu (MÖ 2350-2150) krallarından Naram-Sin ile Hatti kralı Pampa'nın liderliğindeki 17 şehir devletinden oluşan Anadolu koalisyonu arasında bir savaş olmuştur (Memiş, s. 32). Bu metinlerden anlaşıldığına göre Hatti, bu şehir devletlerinin en güçlüsüdür.

Hatti dilinde "Hatti" denilen kente, aynı dilde "Hattuş" da denildiği ve Hititlerin aynı kente "Hattuşa" ve "Hatti kenti" dedikleri anlaşılmaktadır (Alp, s. 2). "Hattuş" kentinin adının sonuna, Hititler tarafından "aş" eklenerek "Hattuşaş" biçiminde de söylendiği saptanmaktadır (Akurgal, s. 31).

Bilge Umar, konuyla ilgili şu tespitleri yapmaktadır: "Brandentein (RE Suppi, V1, Kleinasiatische Ursprachen maddesi, s. 169 satır 31-33 ve s. 170 satır 5-6) Hatti sözcüğünün öz biçiminin Khattu ve anlamının da gümüş ülkesi olduğu kanısındadır" (Umar, 1993, s. 307). Herzfeld de aynı görüştedir. Ancak her iki yazarın da sağlam kaynaklarının bulunmadığı anlaşılmaktadır (Umar, 1993, s. 308).

Hatti sözcüğünün öz biçiminin "Khatu" olduğu görüşünü olası görmekle birlikte anlamının "gümüş ülkesi" olduğu görüşünü hiçbir belgeye dayanmadığından dayanaksız bularak kabul edemiyoruz. Kaldı ki "Hatti" sözcüğünün öz biçiminden söz edilmektedir ve bu sözcük, kentin değil halkın adıdır. Kentin Hatti dilindeki adı "Hattuş"tur. Yazarların yukarıdaki tespitlerinde, halk adıyla kent adı ayrımının yapılmadığı görülmektedir. Yine de hiç değilse bir ya da birkaç Hatti lehçesinde, halkın adının "Khatti", kentin adının "Khattuş" biçiminde söylenmiş olması mümkün görülmektedir. Halkın adını "Khatti", kentin adını "Khattus" alternatifleriyle yazan Bilge Umar'ın da bizimle aynı sonuca ulaştığı anlaşılmaktadır (Umar, 1999, s. 24-25). (Diğer yandan, bir konuyu belirtmeden geçemeyeceğiz. Adığe dilinde "Dışa" altın anlamına gelmektedir. "Dışa" sözcüğünün, "Hat-tuşa/Hat-tuşa-ş" kentinin adındaki "tuşa" sözcüğüne benzerliği açıktır. Bu nedenle "Hattuşa" kentinin altınla ilişkilendirilmesi mümkün görülmekte olup yeri geldiğinde ilişki kurulacaktır.)

Asur metinlerinde halkın adı "Hatti/Hattı" ve "Hate/Hata", kentin adı "Hattuş" şeklinde; Hitit metinlerinde kentin adı Hatti kenti, Hattuşa ve Hattuşaş şekillerinde görülmektedir. Aslında, "Hatti" adının "Hate/Hata" biçiminde de söylendiğinin kanıtlarını Hatti kaynaklarında da saptıyoruz. Geç Hitit beyliklerinden birinin adı, Hatti kökünden "Hatena/Hate-na" olduğu gibi, Hatti kökenli Hitit tanrısı "Hatepinu/Hate-pinu" adında da (Akurgal, s. 31) aynı "Hata/Hate" kökü bulunmaktadır. Bu tanrının adının sonundaki "pinu" sözcüğünün "çocuğu" anlamındaki Hattice sözcük olduğunu biliyoruz. Bu durumda Hate-pinu, "Hate çocuğu" anlamına gelir. Buradaki "Hate" sözcüğü, şüphesiz ki "Hatti" dir. "Pinu" sözcüğü "bın" şeklinde ve "çocuk" anlamında Adığe dilinde de halen kullanılmaktadır (Özveri, s.18).

Bu tespitlerden de anlaşılacağı üzere halkın adı bütün metinlerde Hatti (Khatti) ya da Hate (Khata) şeklindedir. Hatti dilindeki "Hatti/Khatti, Hata/Khata" sözcüğü" Abhaz/Adığe dilinde birleşik bir sözcük olarak "Ha-ti/Khati, Ha-ta/Kha-ta" biçiminde görülmektedir.

"Hatti/Hate" Sözcüğünün Anlamı Üzerine

"Hatti" ya da "Hati" sözcüğünün Adığe dilinde tespit edebildiğimiz bir anlamı yoktur ancak sözcüğün aldığı diğer biçim yani "Hata/Hate" sözcüğü, "Hade/Hate, Khade/Khate" biçiminde Adığe dilinin bütün lehçelerinde "ölü-ceset" anlamında halen kullanılır.

Diğer yandan, aynı sözcük "Ha-ta/Ha-te, " biçimiyle Adığe dilinde (Ha= köpek, (a)ta, (a)te= baba), dolayısıyla "köpek baba" anlamındadır. Aynı sözcük Abhaz/Abaza dilinde de "a-khada/a-khade" biçimiyle halen "başkan" anlamında (Ankuab, s. 171) kullanılmakta olup, aslında "kha/ka= baş", "da/de/dı= kişi", "khada/khade= baş kişi anlamında birleşik sözcüktür. "Ha-ta/Ha-da, Ha-dı" sözcüğü tam bu şekilde hiç değiştirilmeden de Abhazcada anlamlıdır: Ha=yüce, da,dı=kişi, Hata/Hada, Hadı= yüce kişi (Büyüka-1993, s. 25). Bu sözcüğün Abazacadaki "yüce kişi, başkan" anlamlarına yakın bir anlamının Hatti dilinde de bulunduğu anlaşılmaktadır çünkü Sedat Alp'in belirttiğine göre, Hatticede "katte" sözcüğü "kral", "kattah" sözcüğü "kraliçe" anlamına gelmektedir (Alp, s. 3). "Katte" sözcüğünün yukarıda belirttiğimiz, Adige ve Abhaz dilindeki sözcüklerle ilişkisi açıktır. (Bilge Umar, "Tatta" sözcüğünü açıklarken "t" sesinin iki kez kullanılmasını "önemsiz bir yazı değişikliği" olarak açıklamaktadır. Umar, 1993, s. 772.)

"Hade/Hate, Khade/Khate" sözcüğünün küçük nüans farklarıyla Abhaz/Adığe ve Hatti dillerinde "ölü, köpek baba, başkan, yüce kişi ve kral" anlamlarında kullanılmış olmasını nasıl açıklamak gerekir? Öncelikle belirtmemiz gerekir ki, Hitit inancında krallar, öldükten sonra tanrılaştırılır. Daha doğru bir söyleyişle Hitit kralları ölmez, öldüğünde tanrı olur. Öyle anlaşılıyor ki bu inanç Hatti kökenlidir. "Hatti/Hate/Hade "sözcüğüyle de öldükten sonra tanrılaştırılan bir ata kralın yad edildiği anlaşılmaktadır. Belki de bu tanrı-kral adını daha önce andığımız "Hate-pinu"dur. Her durumda bu inancın Greklere de geçtiği, adını hemen hiç değiştirmeden ölüler tanrısı olarak "Hades" adıyla kutsandığı sonucuna varılmaktadır. Ölü kralın köpekle özdeşleştirilmesi ve aynı zamanda "köpek ata" olarak anılması, eski Mısır'ın köpek başlı ölüler tanrısı Anubis'i çağrıştırmaktadır. Nasıl bir ilişkinin bulunduğu ayrıca araştırılması gereken bir konudur. Fakat "Ha" sözcüğünün Adığe/Abhaz dilinde aldığı "yüce" anlamıyla aynı zamanda köpeğin adlandırılmış olmasının tesadüf olamayacağını düşünüyoruz.

Hatti ve Adığe Sözcüğü

"Hatti" sözcüğü birleşik bir sözcük olup "ha" ve "tı/dı" kökünden olduğu anlaşılmaktadır. Aynı şekilde Adığe sözcüğü de "tı/dı" kökünden bir sözcüktür. "Tı/dı, Ta/da" kökünden sözcüklere kral ve eril Tanrı adı olarak ilkçağ Anadolu'sunda sıkça rastlanılmakta olup "Attis/attes, Telipinu, Teşup, Attalos" adları ilk akla gelenlerdir. Bütün bunlar, "Hatti" sözcüğüyle "Adığe/A-dı-ge" sözcüğü arasında bir ilişkiyi düşündürmektedir. Bu konu daha sonraki bir çalışmamızda daha detaylı bir şekilde ele alınacaktır.

"Hat" Sözcüğü Üzerine

Adığe dil felsefecisi Ber Hikmet, Adığe dilindeki "t" sesinin aşkınlık ve yükseklik ifade eden bir dilsel işleyişte bulunduğu, varolanı aşan bir anlam ifade ettiği, aşkın duygularla ortaya çıkan bir gücü anlattığı düşüncesindedir (Ber, s. 65). Bu tespiti doğrularcasına Hatti dilindeki "Hatti/Hate" sözcüklerinin "Hat" biçiminde kısaltıldığı, Tevrat'ın Türkçe çevirilerinde ise "Het" biçimini aldığı görülmektedir. Aynı halkın Kur'an'daki adının "Ad kavmi" olduğu konusunda ise pek az kuşku vardır.

"Hat/Khat" kökünden aile ve boy adlarına Adığeler arasında halen rastlanılmaktadır:

"Hatı/Hatu", Adığe ailelerinden birinin adıdır.

"Hat-ko", "Hat-oğlu", Adığe klan ailelerinden birinin adıdır.

"Hat-ko-y" , (ko= oğul, y= yer adı son eki), "Hatkoy" ; Bir Adığe boyunun adıdır.

"Hat" sözcüğü ile bu boyun ya da yukarıda sözü edilen ailelerden birinin anlatılmış olabileceğini bir olasılık olarak kaydetmek durumundayız.

"Hattuş" Adının Anlamı Üzerine

"Hattuş" adının sonundaki "ş", "Kaniş" adında olduğu gibi yer adı son eki olarak düşünülmektedir. Bu durumda ek almamış kök sözcük "Hattu" ya da "Ha-tu" şeklinde görülmekte olduğundan Adığe/Abhaz dilinde araştırılması gerekmektedir. Abaza dilinde düşündüğümüzde, sözcüklerin sonundaki "tu" dikkatimizi çekmektedir, çünkü "tu" sözcüğü halen Abaza/Abhaz dilinde "du" biçiminde kullanılmakta olup "büyük" anlamına gelir: Andu = Büyük anne, nandu =Büyük anne, Abdu = Büyük baba, Dadu= Dede, Dadadu=Büyük dede. Kısaca "Hat-tu" sözcüğü Abaza dilinde "büyük Hat", "Ha-tu" sözcüğü ise "büyük Ha" anlamına gelmektedir. Umar'ın yukarıda aktardığımız görüşünde belirtildiği üzere çok önemli olmayabilirse de bu iki sözcük arasındaki nüans farkına dikkat çekmek istiyoruz.

Abaza/Abhaz dilinde "ha" yüce anlamına geldiğinden "hatu/hadu", yüce büyük, anlamına gelir. Aynı zamanda bu dilde artikle almış biçimiyle "ah/a-hı/a-ha" sözcüğü "bey, asilzade, prens" anlamlarında kullanılır ve "ah-du/a-ha-du/ha-du" birleşik sözcükleri de "büyük bey, büyük asilzade, büyük prens" anlamlarında halen kullanılmaktadır. Bu tespitler nedeniyle Adığe-Abhaz üst dilinde (ya da Hatti dilinde) "Ha-tu-ş, Ha-du-ş" sözcüğünün "büyük prens (kral) yeri" anlamında kullanılmış olmasının mümkün olduğu düşünülmektedir.

Diğer taraftan "du" sözcüğü Adığe dilinde de bulunmakta olup "iki" anlamına gelmektedir. (Bilge Umar, Meriggi'ye atfen Luvi dilinde "iki, çifte" anlamında kullanılan "Tuwai" sözcüğünün bulunduğunu belirtmektedir. Bu tespit, sözcüğün Hatti dilinin bazı lehçelerinde bu anlamda da kullanılma olasılığını güçlendirmektedir.) Kısaca "Hatu/Hadu" sözcüğü Adığe dilinde iki köpek, "Ha-tu-ş/Ha-du-ş" sözcüğü "iki köpek yeri" anlamına gelir. Diğer taraftan Adığe dilinde eski dönemlerde "Ha" sözcüğüyle yalnız evcil köpeğin değil, genel olarak yırtıcıların adlandırılmış olduğunun işaretlerinin bulunduğunu, örnek olarak aslana "orman köpeği" anlamında "mezıha" denildiğini belirtmek istiyoruz. Aynı şekilde "du" sözcüğünün Abhaz dilindeki "büyük", "ha" sözcüğünün Adığe dilindeki "köpek" anlamları nedeniyle Adığe-Abhaz üst dilinin bazı lehçelerinde (daha doğrusu, Hatti dilinin bazı lehçelerinde) "Ha-tu/Ha-du" sözcüğünün "büyük köpek", yine aynı dilde "Ha-tu-ş, Ha-du-ş" sözcüğünün "büyük köpek yeri-iki köpek yeri" anlamında kullanılmış olması mümkün görülmektedir.

Hatuşaş Adı Üzerine

Yukarıda da belirtildiği gibi Hititler, Hattilerin "Hattuş" dedikleri kentin adını Hatuşa ve Hatuşaş biçimlerinde kullanmışlardır. "Hatuşaş" adı, Abhaz-Abaza dilinde, "Hat-tu-şa-ş/ Ha-tu-şa-ş" biçiminde birleşik bir sözcüktür. Sözcüğün sonundaki "ş" daha önceden tanıdığımız yer adı son ekidir. Yeni eklenen "şa" sözcüğü ise, Abazacada kardeş, kan ve ışık anlamlarına gelir (Büyüka, s. 111). Aynı sözcük Kaberdey dilinde bağımsız bir şekilde bulunmazsa da "nı-ş=kurban" sözcüğünün sonunda "kan" anlamında, "ane-ş/yene-ş" sözcüğünün sonunda "ana kanı, ana kardeşi" anlamında, şimdi anlam genişlemesiyle kardeş anlamında kullanılan "ko-ş/go-ş" sözcüğünün sonunda "oğul kanı, oğul kardeş" anlamında bulunmaktadır. Aynı sözcük Abzahcada "şı" şeklinde kardeş ve at anlamında kullanılmaktadır. Öyle anlaşılıyor ki, "kardeş", "ışık" ve "kan" anlamına gelen "şa" sözcüğü Hatti dilinde de bulunuyordu. Böylelikle "Ha-tu-şa-ş" adının, "yüce büyük kardeş yeri", "yüce ışık yeri" ve "yüce büyük kan yeri" anlamlarında; "Ha" sözcüğüne "kral-prens" anlamı verilerek, "büyük kral kardeş yeri, büyük kral kan yeri, büyük kral ışık yeri" anlamlarında kullanılması, böylece kralın büyüklüğü ve yüce kanı vurgulanırken kentin tarihindeki ağır yenilginin (kanlı olayın) ve Anitta'nın lanetinin -Bilindiği gibi kent, Kral Anitta tarafından yakılıp yıkılmış, bir daha iskan edilmesi yasaklanmış ve lanetlenmiş, yüz yıl kadar sonra 1.Hattuşili kenti iskana açmış ve başkent yapmıştı- hep canlı tutulmuş olması mümkün görülmektedir.

"Ha-tu-şa-ş" adından nüans farkıyla ayrılan "Hat-tu-şa-ş" adı ise, "Hat (halkı) büyük kardeş yeri, Hat (halkı) büyük kan yeri, Hat (halkı) büyük ışık yeri" anlamındadır. Yukarıda belirttiğimiz Adığece "dışa=altın" sözcüğü nedeniyle "Hat-tuşa-ş" sözcüğüne, Adığe dilinde "Hat altın yeri" ; "Ha-tuşa-ş" sözcüğüne ise, "yüce altın yeri" anlamları verilebilir. Bu anlam zenginlikleri, sözcüklerin değişik söz oyunlarıyla kullanılmış olma olasılığını düşündürmektedir.

Sonuç

Bilim adamları tarafından Hatti diliyle ilişkilendirilen Abaza/Adığe dilinde "Hatti, Hattuş, Hatuşaş" adlarının açıklanabilmesi, aynı kök sözcükten halk adlarına Adığeler arasında da rastlanması, hatta Adığe adıyla Hatti adı arasında ilişki kurulabilmesi, Diakonoff'un ileri sürdüğü ve bizim de doğru olduğunu düşündüğümüz, "Hatti diliyle Abhaz/Adığe dili akrabadır" tezinin doğruluğunu gösteren bir ek kanıt olarak değerlendirilebilir

KAYNAKÇA

1. Akurgal, Ekrem, "Anadolu Uygarlıkları", İstanbul,1989.

2. Alp, Sedat, "Hitit Çağında Anadolu", İstanbul, 2001.

3. Ankuab, Gunda, "Türkçe-Abazaca Konuşma Kılavuzu ve Sözlük", İstanbul, 2007.

4.Ber, Hikmet, "Ses Anlamsal Temelinden Adığece-Çerkesce- Etüd ve Öğrenim Kitabı, Ankara, 2007.

5. Büyüka, B. Ömer, "Abhaz Mitolojisi Anaç mı?", İstanbul, 1971.

6. Büyüka, B. Ömer, "Abhaz Tarihinin İskeleti", İstanbul, 1993.

7. Umar, Bilge, "Türkiye'deki Tarihsel Adlar", İstanbul, 1993.

8. Umar, Bilge, "İlkçağda Türkiye Halkı", İstanbul, 1999.
Nart Akademisi 2. semineri programı belli oldu     Kanokov başkanlığa devam edecek...     Rusya ile Gürcistan arasında sular durulmuyor     Rusya ile Güney Osetya’nın liderleri bir araya geliyor     Röportaj: Kozoko Tole KBC Üniversitesi Dış İlişkiler Sekreteri     KAFFED'den Dışişleri Bakanlığına Yazı     Abdullatif Şener Vezirköprü Kafkas Kültür Derneğini Ziyaret Etti     Kabardey-Balkar Cumhuriyeti Devlet üniversitesine burslu öğrenci gönderilecektir     Ankara Kafkas Derneği Geleneksel Pikniği Yapıldı     Adigey - Türkiye Üniversiteleri İşbirliği     Kaffed Abhazya Çalışma Grubu 3. Toplantısı Sakarya'da Yapıldı     Abhazya Sohum Üniversitesi'nden 11 Kişilik Öğrenci Grubu Türkiye'ye Geldi     Amerikan Büyükelçiliği İkinci Katip’i Mark R. Mineo KAFFED’i ziyaret etti     Kafkas Dernekleri Federasyonu NART AKADEMİSİ I. Eğitim Programı tamamlandı     Kahramanmaraş Kafkas Kültür Derneği Memreş Cengiz Atalar Kültür Merkezi Açılıyor     CHP Milletvekili Atilla Kart Hükümetin  Abhazya politikasına ilişkin TBMM'ne soru önergesi verdi     UNPO Başkan Yardımcısı Lana Agrpha'dan KAFFED'e mail      Adana Kafkas Derneği 'Xabze-bze ve Asimilasyon' konulu konferans düzenledi     Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti Bilgi Notu     K.Maraş derneği açılışına Kabardinka ve Nehuş Kerim geliyor...     Derneğimiz Xabze komisyonu yönetim kurulumuz ve  üyelerimizle toplantı yaptı.     KAFFED yetkilileri UNPO toplantısına katıldılar...     HATKO Aslan ARI DÜNYA ÇERKES BİRLİĞİ tarafından çalışmalarından ötürü ŞEREF madalyasıyla onurlandırıldı.     Ankara Kafkas Derneği İsrail'i kınadı     Askerbi Nağaple'nin Çerkesya ve Adige Xabze isimli fimlerinin gösterimi derneğimizde yapıldı.     Yıl sonu sergisi Yenimahalle kaymakamımız Sayın Kenan Çiftçi tarafından açıldı.     Haydi çocuklar Kafkasyaya     KAFFED'de Kafkasya için Çalışma Grupları oluşturuldu     Kaffed'den kınama     Büyük Çerkes sürgün ve soykırımı anıldı...